“Biz bu aşıyı olacağız, siz de olun”

“Biz bu aşıyı olacağız, siz de olun”

“Biz bu aşıyı olacağız, siz de olun”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ilk etapta 10 milyon adet geleceğini açıkladığı Çin aşıları bu hafta kullanıma giriyor. Ancak tüm dünyada olduğu gibi koronavirüs aşılarının güvenliği ülkemizde de tartışmaya açıldı.

Bilim insanları toplumun aşılanması taraftarı. Pandemiden kurtulmanın tek yolunun aşılama olduğunu belirtiyorlar. Bilim Kurulu üyeleri de aşı konusunda şu düşüncelerini açıkladı:

Aşı çok önemli

Hürriyet gazetesinin haberinde görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Tevfik Özlü: “Aşı Türkiye’ye geldiğinde ilk olarak öncelikli gruplar aşı olacak. Onlar içinde istemeyen olursa, isteyenlere yapılacak."

"Aşı konusunda bir tereddüt olsa da bu tereddütün bir süre sonra aşılacağını ve vatandaşın doğru kararı vereceğini düşünüyorum. Aşı olmak isteyenlerin sayısının fazla olacağını düşünüyorum. Çünkü en güvenli korunma yolu aşı. Zaten sanıldığı kadar da bol aşı olmayacak. Ülkeler aşıyı almak için sıradalar. Gündeme gelen aşıların teknolojileri birbirinden farklı. Ama yine de ulaşabildiğim aşıyı ben de olmayı düşünüyorum. Çünkü pandeminin kırılması adına aşı çok önemli."

"Gelir gelmez olacağım"

Prof. Dr. Pınar Okyay: “Pandemi dönemlerinde aşılar için erken kullanım izni kaçınılmaz bir süreç. Çünkü inanılmaz bir ölüm ve hastalık hızı var.

Faz 1, Faz 2 çalışmaları sona erdi. Bizdeki Faz 3 çalışması büyük insan kitlelerinde yapıldı. İlk ara değerlendirme raporları yapıldığında ve sonuçlar şeffaflıkla paylaşıldığında vatandaşın aklında soru işareti kalmayacağını düşünüyorum.

Ben de aşı olacağım. Aşıyı şiddetle bekliyorum. Erken onay verilen aşıyı da olurum. Aşı ilk etapta PCR testi pozitif olana değil hiç geçirmeyene yapılacak. Bu aşıyı daha sonra her yıl ya da iki yılda bir grip aşısı gibi olmaya başlayacağız.

Aşı olduğunuzda kendinizi hastalıktan koruyorsunuz ancak hastalığı başkasına bulaştırıp, bulaştırmayacağınız henüz belli değil. Bilinmezlikler olsa da değerlendirmeler yapıldıkça, veriler çıktıkça en uygun, şeffaf ve bilimsel şekilde paylaşılması önemli. İnsanlar ancak bu şekilde güvenilirliğine ikna edilebilir."

Çin aşısı için 5 soru 5 cevap

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuri Zafer Kurugöl, Çin aşısıyla ilgili akıllardaki soruları yanıtladı.

1) Çin aşısı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Çin mallarına karşı duyulan güvensizlik malum, ancak lütfen Çin aşısı deyip küçümsemeyin. Sağlık Bakanlığı’nca ücretsiz olarak sunulacak olan bu aşıyı mutlaka olun. Böylece ülke olarak önemli salgından kurtulmamız sağlanabilir.

2) O zaman Çin aşısı güvenli bir aşı mı?

Çin’de geliştirilen Sinovak aşısı, inaktive bir virüs aşısıdır. Yani çocuk felci aşısı ile benzerlik gösteriyor. Bu nedenle kesinlikle güvenli bir aşı.

3) Çin aşısının koruma yüzdesi ne kadar?

17 Kasım 2020 tarihinde önemli bir dergide yayınlanan Faz 2 klinik çalışmanın sonuçlarında 18-59 yaş grubu kişilerde kullanıldığında aşının etkisi ve güvenilirliği değerlendirildi. Bu çalışmada 14 gün arayla iki doz yapılması önerilen aşının yüzde 90 bağışıklık oluşturduğu, önemli bir yan etkiye sebep olmadığı gösterildi. İlk önce Brezilya’da daha sonra ülkemizde bu aşı ile ilgili Faz 3 çalışmasına izin verilmişti. Önce sağlık çalışanlarına yapılan bu aşıda şimdiye kadar aşılamayı engelleyecek bir yan etkiye rastlanmadı. Yine 30 Kasım’da çıkan bir yayın da bu sonuçları destekliyor. Hatta yüzde 92 ile yüzde 97.4 arasında bağışıklık geliştirdiği bildiriliyor.

4) Toplumun bağışıklık kazanması için ne kadar aşı yapılması gerekiyor?

Pandeminin kırılması için toplumun en az yüzde 65’inin bağışık olması lazım. Bu insanların infeksiyonu geçirmesiyle sağlanacak bir şey değil. Sadece yeteri kadar aşı yaparsak pandemi kırılabilir. Türkiye için en az 100 milyon doz aşı lazım.

5) Hastalığı atlatan da aşılanmalı mı?

Sadece geçirmeyenlerin değil, geçirenlerin de aşılanmalarını öneriyorum. Çünkü infeksiyonun oluşturduğu bağışıklığın az olduğuna dair yenilenen bulgular var. Aşılama oranı yüzde 40 olursa salgını kontrol altına alamayız. Bu aşıların çok hızlı gelmesi lazım. En azından 50 milyon aşı çok kısa sürede gelmeli.”

"Aşıyı yaptıracağım"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye’nin ithal edeceği aşıya Çin malı değersizleştirmesi üzerinden güvensizlik oluşturulmasını doğru bulmadıklarını belirterek, “Sağlık Bakanı’nın söyledikleri, eczacı kimliğimle doğruluyorum ki haklıdır. Türkiye’nin laboratuvarlarında onay aldıktan sonra ben bu aşıyı vurulacağım, bütün sevdiklerime de tavsiye edeceğim” dedi.

Dezenformasyon büyük bela

Aşı tartışmasını bir video açıklamasıyla değerlendiren CHP’li Özgür Özel, şunları söyledi; “Bu korona günlerinde korona belası kadar büyük bir bela çıktı. O da bilgi kirliliği ve dezenformasyon belası. Şimdi bu hem Türkiye’de hem dünyada bir aşı karşıtlığı üretmeye başladı.

"Eczacı görüşüm: bakan haklıdır"

Birincisi şunu söyleyelim; ülkenin ithal edeceği aşıların üçüncü faz çalışmalarını tamamlamış, yayınlarını yapmış ve Türkiye’nin laboratuvarlarında da incelenmiş olması şartıyla bütün vatandaşlarımızın aşıyı vurdurması gerektiğini düşünüyorum. Sağlık Bakanı’nın Çin aşısı-Alman aşısı karşılaştırması ve Çin aşısı konusunda söyledikleri; eczacı kimliğimle doğruluyorum ki haklıdır. İnaktif aşılar güvenli aşılardır. Çin’in yaptığı ucuz bir takım kalitesiz üretimlerden dolayı ‘Çin malı’ söylemini aşıya taşımak kesinlikle doğru değil. Ne yöntemle yapılacağı bellidir ve bu aşılar Türkiye’de de test edilecektir. ‘Çin malı’ nefreti, ‘Çin malı’ korkusu, ‘Çin malı’ değersizleştirmesi üzerinden Türkiye’nin ithal edeceği, şu anda da bulabileceği yüksek miktardaki tek aşı gibi görünen bu aşıya karşı bir güvensizlik yaratmayı, bir aşı karşıtlığı yaratmayı doğru bulmuyoruz.

"Ben vurulacağım"

Çin aşısının üçüncü faz çalışmasının yayınları tamamlanıp Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun laboratuvarlarında onay aldıktan sonra ben bu aşıyı vurulacağım. Bütün sevdiklerime, dostlarıma vurulmalarını tavsiye edeceğim. Bütün vatandaşlarımıza da sözümüze değer veren herkese de aşı olmalarını, bağışıklığa katkı sağlamalarını hem kendilerini hem toplumu korumalarını, bu belanın başımızdan def edilmesi için de bu sorumluluğu almalarını tavsiye ederim.

"Bu konuda kutuplaşma olmaz"

Ve Sağlık Bakanı’na çağrımdır: Bu konuda artık kutuplaşmanın, iktidar-muhalefet çelişkilerinin, tartışmalarının dışına çıkmak lazım. Bu konuda hep birlikte bir ulusal kampanya yürütmek lazım. Belki tüm liderlerin desteğini talep etmek lazım. Kamu spotlarında toplumun tüm kesimlerine, tüm siyasi partilerin liderlerine yer vermemiz lazım. Biz bu konuda elimizi uzatmaya, elimizi taşın altına koymaya hazırız.”

 Kaynak: Hürriyet